DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 14°C
Çok Bulutlu

ANILAR 2-YASAK CEVABI ALMADAN BÜYÜKLERİNİZE SORUN

07.01.2020
1.137
A+
A-

ANILAR 2-YASAK CEVABI ALMADAN BÜYÜKLERİNİZE SORUN

BÜYÜKLERİNİZ HAYATTAYSA KIYMETİNİ BİLİN ONLARA HATIRLADIKLARI KADARINI SORARAK YAZIP KAYIT EDİN.

Gelecek yıllarda merak edilen bir olay veya konuyu sorduğunuzda kimden bilgi alacaksınız. Ben diyorum ki; Benin Dedem şimdi sağ olsaydı ondan Dinar hakkında öyle bilgiler alırdım ki tahmin edemezsiniz. Ne yazık ki dedemi hiç görmedim. Bu yüzden özellikle gençlere diyorum ki şayet Nineniz, Dedeniz (Baba ve annenizin anası) yani kibarcası babaanne ve anneanneniz, Büyük babalarınız sağsa onlara eski yıllar hakkında her şeyi sorun ve not alın. Her çocuk bir not defteri hatıra defteri tutarsa ilerde bu yazdıklarını kendisi değerlendiremezse bile kendi çocuğu mutlaka değerlendirir. Yoksa şimdiki gibi bizim merak ettiğimiz bazı bilgileri öğrenemezsiniz çocuklarınız ve torunlarınız da öğrenemezler.

Bir daireye gidip sizin ilk binanız nerdeydi ilk müdürünüz kimdi diye sorsanız ya bilmem der ya da yasak bilgi veremem der. Şimdi biz soruyoruz Dinara ilk gelen aileler kimlerdi diye nerden bulursun kaydı elbette ki Nüfus dairesinde var. Şimdiden karşına yetkilinin vereceği YASAK cevanı çıkar. Ama yıllar sonra ne ile karşılaşırsınız bilemem. Onun için Okullarınızda ki eğitimlerinizin haricinde kendinize not defteri ve hatıra defteri tutun ve bol bol bilgi edinip yazın…

Nasıl ki size okuyun deniyor. Çok kitap okuyun çok çeşitli kitaplar okuyun hafızanızda tutamayacaksanız not alın… Biliyor musunuz size sorsam çok okuyan mı bilir çok gezen mi bilir diye bu soruya ne cevap veririsiniz bilmem. Mutlaka birini seçeceksiniz. Ama ben bu soruyu yıllar önce tam tarihi aklımda kalmadı ama notlarıma baksam tarihini bulurum 1970’lerde diyeyim halk kütüphanesinde memurken o yıllarda mevcut okullar arasında bir yarışma açarak okullar arasında öğrencilerin katılacağı Münazara yarışması düzenledim. Okullardan 3 er kişilik katılımcı sundukları bilgilerle savundular jüri heyetine kim iyi savundu biliyor musunuz ÇOK OKUYAN kazandı. Elbette ki çok gezen de savundu çok okuyan da ama OKUYAN daha iyi savunarak kazandı. Elbette ki bende emekli bir kütüphaneci olarak halen okuyan taraftanım. Çünkü her yazılmış bilgiyi okuyup öğrenirsin ama her yeri gezip öğrenemezsin. Çünkü okumaya gücün yeter ama gezmeye gücün yetmez her yere gidemesin gitmen için maddiyat gerekir. Her yeri göremezsin. Okumak için kitap gerekir ona da maddiyat lazım ama Kütüphanelerde her türlü kitap var ve ücretsiz faydalanılıyor. Bu dönemde ise her evde akıllı telefonlar veya bilgisayarlar var.

Teknolojiye de başvursan aradığın konunun önce bilgileri verilmiş kayıt olmuş olması gerekir. Kişiler kayıt edecek ondan sonra araştıran bilgi bulacak. Ben kütüphanede görev yaparken öğrenciler gelir Dinar hakkında bilgi isterlerdi. Belirli bir kitap yoktu. Yazılmamış veya az bilgiler yazılmış. Sadece Ansiklopedik bilgi vardı o da çok kısaydı yetersizdi. O yıllarda ben” Her yönüyle İlçemiz Dinar” Kitabını derleyerek yazmıştım ve sonra araştırmalar devam etti.

*

1907 Geyikler Cami kebir Mahallesi ve Suçıkan Caddesi

Bu yazımda sizlere önce yukarıda gördüğünüz Dinarın en eski fotoğrafında iki poz sunarak Dinarın eski adı Geyikler zamanında çekilmiş bu fotonun Cumhuriyet öncesi 1907 de çekildiğini Geyikler köyü adıyla bilinen ilçemizin tek hatırası olduğunu belirtmek isterim. Bu resimleri ben birkaç defa yayınladım. Resmi görenler olmuştur. Ama O zamana gidip şimdi göremezsiniz değil mi? Ancak okuyarak öğrenirsiniz. Osmanlı döneminde 1869 yılında Sandıklıya bağlanarak Belde olan Dinar Nahiye müdürlüğü yönetimindeyken Uluköy halkının Nahiye müdürünü kaçırmasıyla nahiyelik Ulu köy’e geçmesi iki şehir arasında sürtüşmeler çıktığından Padişah iki şehre de Nahiye müdürü atamasıyla çözüm bulduğu kaynaklarda belirtilmiş bu konuyu yayınladığım kitaplarımda anlatmıştım.

Padişah emriyle 5 Recep 1325 de yani Eylül 1909 tarihinde Sandıklıya bağlı olan Dazkırı, Şeyhli, Geyikler Nahiyelerinin birleştirilerek adı Dinar adıyla Kaymakamlık teşkil edildiği ve 12 Mart 1912 tarihinden itibaren Ali Bey Kaymakamlık görevine atandığı kaynaklarda Dinarın ilçe oluşu belirtilmektedir. Önümüzdeki 12 Mart da 108.yılını kutlayacağız. Ben daha önceki yönetimlere defalarca söyledim. Şimdi de söylüyorum. Her resmi dairelerimizin uygun bir salonuna ilk görev yapandan başlayıp son görevliye kadar küçük birer resimleri asılsa iyi olmaz mı? Bakın bu öneriyi Saffet başkan yaptı ve başkanların bulduğu resimlerini astı. Ticaret odası da astı ama eksik.

Her geçen yıl içine Dinarımızın bilinmeyen yönlerini bize aktaracak CANLI KAYNAKLARIMIZI kaybediyoruz. İşte 2019 da da Değerli büyüklerimizden birçoğunu kaybettik. Burada hangisini sizlere sunayım hepsini tanıyorsunuz Allah hepsine rahmet eylesin geçenlerde derneğimizde başkanımız Yaşar Sağlam hocama dedim ki “hocam canlı kaynaklarımızı kaybediyoruz tüm yazar arkadaşlarla bazı büyüklerimiz ile görüşüp kayıt altına alalım ”dedim iyi olur cevabı verdi. İnşallah gerçekleştiririz. Hakikaten Eski anı ve hatıraları gelecek nesile aktarmak için yeni bir çalışma yapmamız gerekir diye düşündüm. Örneğin okul müdürü Bayram hocamızın köy öğretmenliği döneminde bana anlattığı anısını kaleme alıp “Ayakkabım çamur olur öğretmenim” adını koyduğum anısı çok ilginç ve güzeldi onu öykü kitabıma koydum. O davranışı tüm öğretmenlere örnek olmalıdır diye düşünüyorum.

Anı konusunda öğretmen ve memur arkadaşlardan da ilgi bekliyorum. Mutlaka unutulmayacak bir anıları vardır. Kaleme alarak bana ulaştırırlarsa çok sevinirim. Hiç düşündünüz mü bir dönem Köy Eğitim Enstitüleri adıyla okul açılmış. O okuldan mezun olan öğretmen her meslekten anlıyormuş. Bu okuldan mezun olan öğretmenlerimiz halen vardır. Bazıları rahmetli oldu. Onların nasıl bir eğitim gördüklerini anlatan bir anıyı sizlere sunmak isterim. Sevgi ve saygılarımla. 7 Ocak 2020 Ayhan Kalkan

DEVAM EDECEK…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: