DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 21°C
Sisli

CANLI KAYNAKLARIMIZIKAYBETMEDEN GÖRÜŞELİM

06.01.2020
978
A+
A-

NOT; Bu yazım maalesef çok uzun oldu.Onun için ikişer sayfa olarak ikişer gün arayla  yayınlayacağım bilmem ne düşünürsünüz .

1-YASAK

CANLI KAYNAKLARIMIZIKAYBETMEDEN GÖRÜŞELİM

MERAK EDİLİP ARANDIĞINDA BULMAK ZOR OLUYOR YASAK ORTAYA ÇIKIYOR.

Şimdi 1950 öncesini 1920 lere kadar kaç kişi hangi yılları hatırlıyor.1950 öncesi hatırası anıları olanlara öncelik verip sonrasızını da kaleme alıp geleceğe kaynak bırakalım diyorum.Hilmi ağabeyde benim fikrimi savunuyor.O bazen kızdı mı yazmayacağım diye isyan ediyor ama duramıyor haftasına başlıyor yazmaya tek derdi hanımının rahatsızlığı elbette ki yıllar geçmiş birlikte köyden kente gelmişler.Allah Hilmi ağabeyime yardımcı olsun kolay değil Şadiye yengem rahatsızlaşınca her şey onun sırtına kaldı.Çoluk çocuk var ama her kes kendi evinde yaşıyor yinede sık sık yokluyorlar ama aması var işte ne diyelim.Hanımına ne yedireceğini şaşırıyor evdeki erzaklardan kendi pişirip önüne koyuyor.Olmuyor bir değişiklik olsun diye dışarıdan getiriyor.Tek amacı iştaha gelsin yesin gıdasını alsın diye uğraşıyor.Amacı onu sağlığına kavuşturmak.Yıllarını vermişler eşinin sayesinde çocukları olmuş,çocukları her ikisine de torunlar vermişler.Hayat böyle işte su gibi akıp gidiyor.Allah kimseye hastalık vermesin. Sağlık sinerlik versin. Dertler zorluklar vermesin. Şükredelim bu günlere. Şükür benim büyük bir derdim yok elbette ki bazı üzülecek haberler alınıyor Akrabaların, kolu komşunun acı haberleri insanı üzüyor. Şu sıra Azrail Dinarda çok dolaştı bayağı sevilen kişilerden alıp götürdü. Ne yapalım Allah böyle yazmış diyoruz. Sırası gelen gidiyor.Namazda bir vaiz anlatmıştı.’Allah meleklerine görev verirken ezraile Can alma görevi verince Ben senin verdiğin bunca varlığın canını nasıl alırım diyince Allah sen orasını düşünme ben onların nasıl canının alınacağın hepsinin anlına yazdım sırası gelenin canını alacaksın kimi bir yerden düşecek,kimi kaza geçirecek,kiminin ayağına bir taş takılacak mutlaka her aldığın canın bir sebebi olacak demiş.Ya… tek tesellimiz Allah anlımıza iyi yazmış olsun. Ne yapalım vadesi yeten gidiyor. Arkamızdan “iyi biliriz Allah rahmet eylesin taksiratını affetsin” diye dua edilirse ne mutlu bize…  Kalanlara sağlıklı mutlu yaşam dilerim.

Hilmi ağabey Dinara göçmeden önce Ulu köy’de ki yaşantısını anlatmıştı Atının sırtında köy köy gezip seyyar satıcılık yaptığını neler sattığını. Atının nalını kime çaktırdığını Dinara atıyla gittiğinde İstasyon caddesindeki Demiroğlu (Deveci hanı da derlermiş)İstasyon Hanında kalırmış. Dinara göçünce bir dükkan açarak iş yerinde her şey satış sonra kolonyacılığa başlamış bu yüzden onu çoğu kişi kolonyacı olarak tanır. Allah yardımcısı olsun… Biz yazarların tek derdi Dinarın eski yıllarındaki merak edilen konuları bulup yazmak için  soracağımız yaşlı canlı kaynak olmadığından acaba diyoruz resmi dairelerdeki arşivlerden bilgi bulmak mümkün değimli diye bazı dairelere baş vurduğumuzda karşımıza şu meşhur YASAK kelimesi var ya o çıkıyor.Neden yasak oluyor ne sakıncası var bilemiyorum.Yıllar önce ben yazarlığa başladığımda halk kütüphanesinde memurdum.O yıllarda memura birçok yasaklar vardı.Ramazan abi TRT muhaburiydi AA dan ona teklif edilmiş o da beni önermişti bunun üzerine aa kaymakamlığa yazığı yazı ile beni görevlendirdi O yılların kaymakamı M.Halef Cevrioğlu kütüphanemdeki çalışmalarımı ve faaliyetlerimi beğenir takdir ederdi.Bu yüzden bir çok komitede yer almıştım.Bir gün yanına gittiğimde ”Ayhan Bey sana bir görev daha vereceğim.AA Gen.Müdürlüğünden  ilçemizde görev yapacak fahri bir muhabir isteniyor bu görevi yapacak en uygun seni görüyorum.Benimle zaten diyoloğ içindesin köy gezilerime de katılırsın bir şeyler yazar gönderirsin dedi ”Böylece fahri muhbirliğe başlamıştım tam 30 yıl emekli olunca da hizmet ettim.

Sonra tayini çıkan noterimiz o yıllarda rahmetli oldu. Rahmetli Noterimizden rica ettim. Dinarın eski yıllarını araştırıp uygun görülen bilgiyi kullanmak için arşivinde çalışmamı istedim ve uygun gördü. Çünkü işe yarayan tek arşiv onlarda vardı.1931 yılını inceledim ve Dinarın ilk sinemanın ne zaman nereye açıldığını, Ziraat bankasının ilk binasının yerini gibi bazı bilgileri bulunca izin alıp kullandım. Hele kişimdi hiçbir dairede sağlıklı arşiv yoktur. Üstelik birde Deprem geçiren Dinar olunca hiç bulamıyorsun. Ama en güzel arşivi rahmetli 18.noterimiz M.Sefa Tekben o arşivi düzenleyip sahip olmuş Noterliğin açıldığı Ocak 1931 den günümüze kadar bütün belgeleri duruyor. Nur içinde yatsın… Ne yazıkki yalnızca 931 yılını inceledim noterimiz tayin olunca sonra o meşhur YASAK kelimesi çıktı.

 Adliye, Nüfus, Noter, Belediye gibi dairelerde bu yasak var. Bulunan bir belgedeki gizli bir bilgiyi dışarıya duyurmuyorum merak edilen bir bilgi bulunca not almak için izin istiyor öyle alıyorum.Ne oldu işte Ziraat bankasının ilk görev binasının nerede olduğunu,Dinara sinemanın kim tarafından nereye açıldığın duyurmanın kime zarar verdiğini sorarım? Şimdi soruyoruz araştırma yapabilir miyiz diye YASAK deniyor. Noter Tekben rahmetli izin verdi Allah razı olsun ondan Dinar için iki-üç bilgiyi paylaştık. Merak edilen konulardan şimdi siz merak etmiyor musunuz 1923 sonrası DİNAR da ne olmuş ne yapılmış Dinar nüfusunda ilk aileler kimlermiş? Çocuklara öğretmenleri görev verdiği zaman onlarda babalarına dedelerine sorduğunda “ne bileyim yavrum ben araştırmadım Dinarda Raif, Yaşar, Dede Bey, Aliosman Öğretmen var, Ayhan Bey var onlar araştırıp kitaplar yazıyor onlara sor diye bize sordular mı veya 40.50 yıl sonraki gelecek nesiller aradıklarını nasıl bulacaklar merak ediyorum doğrusu. Arşivlerdeki bilgilerden sakıncası olmayan yasak niteliği görülmeyen bilgileri gelecek nesile aktarmak faydalı mı zarar mı olur Yasak diyenlere ve dedirtenlere soruyorum… DEVAM EDECEK

06.01.2020 Dinar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: