DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 22°C
Az Bulutlu

Dinarlıların da Yoğun olarak gittiği Eğirdir Gölünde Büyük Tehlike

14.09.2021
A+
A-

Dinarlı vatandaşlarımızın da yoğun olarak gittiği Eğirdir Gölü kuruma tehlikesiyle karşı karşıya

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölü’nün korunması adına TBMM’de üç bakanlığa ayrı ayrı soru önergesi verdi.
 
İŞTE O ÖNERGELER…
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su kaynağı, doğal içme suyu, biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından uluslararası öneme sahip sulak alanı ve doğal güzellikleriyle yurdumuzun önemli tabiat değeri olan Eğirdir Gölü ve havzası yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır. Kesin korunacak hassas alan ilan edilmesine rağmen yasal olmayan şekilde müdahalelere maruz kalan Eğirdir Gölü ve havzası; iklim krizinin yanı sıra tarım alanlarında kontrolsüz biçimde vahşi sulama yapılması ve gölü besleyen kaynaklar üzerine kurulan gölet, baraj ve HES’ler sebebiyle kuruma tehdidi altındadır. Kimyasal ve evsel atıklar nedeniyle de havza hızla kirlenmektedir.   
 
Eğirdir Gölü ve havzasında yasal olmayan müdahalelerin önüne geçilmesi, su kalitesini bozucu etkilerin ortadan kaldırılması, su kaybının derhal önlenmesi, bölge tarımı ve turizminin olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi ve canlı yaşamını olumsuz etkileyecek her türlü etkinin ortadan kaldırılması ile havzanın yaşatılması ve gelecek kuşaklara korunarak aktarılması için gerekli önlemlerin alınarak uygulamaya geçilmesi adına Anayasa’nın 98. Maddesi ve TBMM İçtüzüğü’ nün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.
 
Mahir POLAT
İzmir Milletvekili
 
 
GENEL GEREKÇE
Eğirdir Gölü, doğal güzellikleriyle ülkemizin önemli bir değeri ve tabiat varlığıdır. Yurdumuzun ikinci büyük tatlı su kaynağı ve doğal içme suyu olması, Göller Bölgesi’nde içme suyu, kullanma suyu ve tarım sulamasında kullanılması nedenleriyle stratejik bir öneme sahip olan Eğirdir Gölü, biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından uluslararası öneme sahip bir sulak alandır.
Göldeki balık çeşitlerinden kerevit ve sudak türlerinin neredeyse tamamı yurtdışına ihraç edilmekte, bununla birlikte bölgedeki elma üretimi Türkiye’nin toplam üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturmaktadır.
Göller bölgesinin başkenti ve incisi olarak kabul edilen Eğirdir’in zengin coğrafyasında kuş gözlemciliği, endemik bitki gözlemciliği, foto safari, doğa yürüyüşü, oryantiring, dağcılık, jeep safari, yamaç paraşütçülüğü, su sporları, yayla, kamp-karavan ve av turizmi yapılabilmektedir.
Eğirdir Gölü, 1991 yılında ‘içme ve kullanma suyu’ olarak ilan edilmiştir. Eğirdir Gölü Yönetim Planı; 27 Mart 2008’de Ulusal Sulak Alan Komisyonu tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiş, gölün maksimum su kotu ile çevrelenen su alanı “I. Derece Doğal Sit Alanı” olarak belirlenmiş, maksimum su kotundan itibaren 300 m’lik bir bant ise “III. Derece Doğal Sit Alanı” olarak kabul edilmiştir. Eğirdir Gölü, “A sınıfı Sulak Alan” listesindedir. 
Eğirdir Gölü ve Havzası için belirlenen “Eğirdir Gölü Özel Hükümleri”; 2872 sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak, 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” çerçevesinde hazırlanmıştır. “Eğirdir Gölü Özel Hükümleri”, 8 Mayıs 2012 tarihinde 2012/1635 Karar Sayısı ile Bakanlıkça onaylanmış, Isparta Mahalli Gazetesi’nde 16 Haziran 2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak özel hükümler uygulanmamaktadır.  
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 07.12.2019 tarih ve 30971 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Doğal Sit Alanları Koruma Ve Kullanma Koşulları İlke Kararı uyarınca, bu alanlarda madencilik faaliyetinin yapılamayacağı, taş, toprak, kum alınamayacağı, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı vb. malzemelerin dökülemeyeceği ilan edilmiştir. 1.Derece Doğal Sit Alanı (Kesin Korunacak Hassas Alan) içinde göl ekosistemini olumsuz yönde etkileyecek hiçbir faaliyette bulunulamayacağı tescil ve ilan edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığının 1 sayılı Kararnamesinin 109’uncu maddesi gereğince, 3357 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Eğirdir Gölü, 1.Derece Doğal Sit Alanı yani “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak ilan ve tescil edilmiş ve söz konusu karar 06.01.2021 tarih ve 31356 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemelere karşın; Eğirdir Gölü havzasında hassas alan sınırlarına müdahale edilmektedir. Göl içinde bulunan Eğirdir/Bağlar, Mamatlar, Sarıidris (iki adet) Barla, İlama, Gelendost /Hacılar, Avşar (iki adet) Yeniceköy (iki adet) Akören, Yalvaç/Tırtar, Gençali, Taşevi, Senirkent/Kayaağzı, Atabey (iki adet) ve sular çekildikçe ortaya çıkan çok sayıda su pompaları görülmektedir. Açık kanallarla kilometrelerce uzaklığa su taşınmakta olduğu gözlemlenmektedir. Eğirdir Gölü’nü besleyen akarsu, dere, çay ve yüzey sularının önüne çok sayıda gölet, baraj ve HES yapıldığı da dikkate alındığında, Eğirdir Gölü Havzası yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır.  
2020 yılının kasım ayında yapılan ölçümlere göre, 520 kilometrekare olan Eğirdir Gölü’nün yüzeyinin 110 kilometre kayıpla 410 kilometrekareye düştüğü, su seviyesinin ise 16 metreden 4 metrenin altına indiği gözlemlenmiştir. Senirkent, Yalvaç ve Gelendost kısımlarını içeren ‘Hoyran’ kesiminde, su seviyesindeki azalmanın yüzde 60’a ulaştığı, gölün en dar noktası Kemer Boğazı’nın genişliğinin de 1,8 kilometreden 1,2 kilometreye düştüğü göz önüne alındığında, gölün ‘Hoyran’ ve ‘Eğirdir’ olarak ikiye bölünmesi ciddi bir tehlike ve ihtimal olarak karşımıza çıkmaktadır.
İçme suyu olarak kullanılan Eğirdir Gölü, etrafındaki binlerce dönümlük tarım arazilerinde vahşi sulama yapılması ve kimyasal atıklar ile gölü besleyen kaynaklar üzerine kurulu göletler nedeniyle de hem hızla kirlenmekte hem de su seviyesi ve kalitesini kaybetmektedir. Havzanın niteliğini kaybetmesi neticesinde bölgedeki tarım da turizm de canlı yaşamı da doğrudan olumsuz olarak etkilenecektir. 
İklim krizi sebebiyle zaten su kaynaklarının kurumaya başladığı, nem azalmasının yağışların da azalmasına yol açtığı bilim insanları tarafından ortaya konulmaktadır. Doğa ve çevre koruma dernek ve örgütlerinin konu hakkındaki çalışmaları göz ardı edilmekte, gerekli tedbirler bir an önce alınmazsa Eğirdir Gölü ve havzası yok olacaktır.
Bilim insanlarınca üç milyon yıl önce oluştuğu kabul edilen, tektonik göl olan doğa harikası Eğirdir Gölü’nün ve havzasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara korunarak aktarılması bir insanlık görevidir.
 
 
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
 
Mahir POLAT
İzmir Milletvekili
 
Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su kaynağı, doğal içme suyu, biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından uluslararası öneme sahip sulak alanı ve doğal güzellikleriyle yurdumuzun önemli tabiat değeri olan Eğirdir Gölü ve havzası yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır.
Bu bağlamda;
Eğirdir Gölü ve havzasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara korunarak aktarılması için Bakanlığınızca ne gibi önlemler alınmaktadır?
“Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edildikten sonra Eğirdir Gölü’nü Kovada Gölü’ne bağlayan kanalın ağzının genişletildiği iddiaları doğru mudur?
“Göl Koruma Sahası” içerisinde yapılaşmaların olduğu iddiaları doğru mudur?
Bakanlığınızca havzayı kirleten kimyasal ve evsel atıklar konusunda ne gibi önlemler alınmıştır? Kirleticiler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmaktadır?
Eğirdir Gölü’nün doğal içme suyu olduğu düşünüldüğünde, içme suyunun kalitesini iyileştirmek için Bakanlığınızca alınan önlemler ve atılan adımlar nelerdir?
 
 
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir PAKDEMİRLİ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
 
Mahir POLAT
İzmir Milletvekili
 
Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su kaynağı, doğal içme suyu, biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından uluslararası öneme sahip sulak alanı ve doğal güzellikleriyle yurdumuzun önemli tabiat değeri olan Eğirdir Gölü ve havzası yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır.
Bu bağlamda;
Eğirdir Gölü ve havzasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara korunarak aktarılması için Bakanlığınızca ne gibi önlemler alınmaktadır?
Eğirdir Gölü ve havzasında bulunan suyun ne kadarı bölgedeki HES’ler tarafından kullanılmaktadır? HES’lerin havzaya etkisi nedir?
“Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edildikten sonra Eğirdir Gölü’nü Kovada Gölü’ne bağlayan kanalın ağzının genişletildiği iddiaları doğru mudur?
 Eğirdir Gölü ve havzasından hangi amaçlarla ve ne şekilde su taşınmaktadır? Bakanlığınızca taşınan suyun denetimi nasıl yapılmaktadır?
Göl havzasında kaç tane sondaj kuyusu bulunmaktadır? İzinsiz açılan sondaj kuyularının tespiti için Bakanlığınızca yapılan çalışmalar nelerdir? Bu kuyular için Bakanlığınızca ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır? Bakanlığınızca kuyuların yarattığı zararı gidermek üzere hangi adımlar atılmıştır?
Havzanın suyuyla kontrolsüz ve bilinçsiz olarak tarım alanlarının vahşi sulanmasının önüne geçmek için Bakanlığınızca hangi tedbirler alınmıştır?
Eğirdir Gölü ve havzasının temizliği nasıl yapılmaktadır? Havzanın doğal haline dönüşmesi ve korunması için Bakanlığınızca hangi adımlar atılmaktadır?
Eğirdir Gölü’nün doğal içme suyu olduğu düşünüldüğünde, içme suyunun kalitesini iyileştirmek için Bakanlığınızca alınan önlemler ve atılan adımlar nelerdir?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.