DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 36°C
Sıcak

İGM üyesi Orhan tarımla Alakalı bazı açıklamalar yaptı

17.04.2021
1.272
A+
A-

KANAYAN YARA TARIM başlığıyla ülkemizdeki tarımın durumunu özetleyen Afyonkarahisar İGM üyesi Murat Orhan yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Bugün sizlere küresel ısınmadan bahsetmeyeceğim.Bugün sizlere girdi maliyetleri dediğimiz mazot, gübre ve ziraî ilaçların önlenemez maliyetlerinden bahsetmeyeceğim. Bugün sizlere bankalara kooparatiflere ve hatta ayaklı bankalara mahkum kalan, evini, arazisini, tarlasını, traktörünü rehin veren, ipoteğe düşen, yıllardır patenaj yaparak bir arpa boyu yol alamayan çiftçi ve hayvancıdan bahsetmeyeceğim. Bugün sizlere sözde piyasa ayarı adı altında samandan hayvansal ürünlere, bakliyat ürünlerinden, hububat ürünlerine kadar ayarsız ve dengesiz ithal politikalarının ülkeyi düşürdüğü durumlardan bahsetmeyeceğim.Bizim gençliğimizde Dinar Zahire pazarı arı kovanı gibi ticaretin merkeziydi.Getiren götüren , alan satan ,aracı daracı, akşam geç saatlere kadar iş bitmezdi. Özellikle nohut, yerli mısır ,ziraat fiğ ve köşeli fiğ dediğimiz ürünler kamyon kamyon Mersin serbest bölge esnafına satılırdı.Ortalama günlük beş kamyon nohut,üç kamyon yerli mısır, bir kamyon ziraat fiğ ve köşeli fiğ sevk edilirdi.Mersin esnafı Irak,İran,Suriye ve Suudi Arabistan başta olmak üzere peynir ekmek gibi ihraç ederlerdi.Maalesef bu pazarı komşularımızla sıfır sorun hedefi koyup, tam tersini uyguladığımızda devasa bir pazarı kaybettik.Ürettiğimiz ürünler Avrupa kriterlerini tutmadığı için de sudan çıkmış balığa döndük.Afrika ülkelerinde ekonomisi olmayan tamtamların arasındaki pazar arayışımız da fiyasko ile sonuçlandı. Nitekim bahsettiğimiz ürünlerin yanında, çerezlik ayçiçeği ve yağlık ayçiçeği ekilişleri domuz istilasından dolayı riskli ürünler kapsamına girdi.Bu arada ana ürün olan buğday ve arpa rekoltesi ile Konya borsası, Polatlı borsası , Eskişehir borsasından sonra dördüncü olan Dinar Zahire pazarı makarna fabrikaları, un fabrikaları ve yem fabrikaları tedarikçi rolünü büyük ölçüde kaybetti.Bugün 1980-1990 yıllarındaki hububat rekoltesi ile kıyaslandığında,nüfusumuzun artmasına rağmen üretimde çok gerilerde kaldığımız görülecektir. Bugün tarımın kanayan yarası şekline dönüşen, kontrolsüz bir şekilde üreyerek, tarım sektörünü talan eden domuz tehlikesi, taban kurdu,süne böceği,dil kanatan otu,zehirli sarmaşık otu, kuraklık, ani dolu tehlikesi, pas hastalığı, sulama ve elektrik enerji giderleri ortaya konduğunda MİLLETİN EFENDİSİNİN ayakta kalabilmek için verdiği mücadele taktire şayandır. Tüm bunların üstüne,kaşık ile verip kepçe ile alan anlayışı ortaya koyduğunuzda YANDI KETEN HELVA” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.